Bölgesel Ve Stratejik Kalkınma Çabaları

Ülkemiz; jeopolitik konumu gereği farklı coğrafi, siyasi ve ekonomik çevrelerin etki alanı içerisinde zorlu bir kalkınma ve nüfuz mücadelesi vermektedir. Bu mücadele içerisinde kendisine yeni stratejik hareket alanları açma, ülke vizyon ve hedefleri doğrultusunda yeni kalkınma hamleleri için var olan fırsatları değerlendirme ve daha da önemlisi bölgesindeki her türlü makro ekonomik ve siyasi gelişmelere karşı bir destek mekanizması oluşturmak zorundadır. Bu anlamda dahil olduğu siyasi ve ekonomik çevre içerisinde elini güçlendirmek, avantaj sağlamak veya ülke menfaatlerini en üst düzeyde tutmak için siyasi ve ekonomik birliktelikleri yeniden kurgulamak, nüvesini oluşturmak ve hatta bu tür yapılara liderlik etmek için stratejiler geliştirmek durumundadır. Konumlandığı coğrafya bütününde siyasi ve ekonomik anlamda fırsatlar içeren bölgelerde, özellikle de ortak bir tarihi ve kültürel geçmişi paylaştığımız Türki Cumhuriyetlerde var olan potansiyelin harekete geçirilmesi önemli bir hareket noktası olacaktır. Güney Kafkasya ve Orta Asya coğrafyasında yer alan Türki Cumhuriyetler; ülkemizle birlikte 4,73 milyon kilometrekarelik bir alanda yaklaşık 150 milyonluk bir nüfusa ev sahipliği yapmaktadır. Kendilerini çevreleyen bölgelere göre son derece düşük nüfus yoğunluğuna sahip olmalarına karşın; doğal kaynaklar açısından içinde bulundurduğu insan potansiyelini aşan bir kapasiteye sahiptir. Bölge, özellikle zengin doğalgaz ve petrol kaynaklarının yanı sıra, stratejik açıdan öneme sahip diğer doğal kaynaklarca da zengindir. Ekonomik kalkınma ve gelişmişlik anlamında daha ileri bir seviyede yer alan Türkiye, bölge ülkeleri için bir model oluşturmaktadır. Ortak tarihi ve kültürel bağlara sahip bu ülkelerin ekonomik kalkınma ile ekonomik gelişmelerinin sürdürülebilir olması ve sağlıklı kentleşmenin gerçekleşmesi için potansiyellerini tetikleyerek hayata geçirilmesini sağlayacak yeni bir siyasi ve ekonomik oluşuma ihtiyaçları vardır.

Bölge ülkelerinin kentleşme endeksleri incelendiğinde; Türkiye için %70’in üzerinde olan kentleşme oranının; Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan için %50’ler seviyesinde, Kırgızistan ve Özbekistan için ise %35’ler düzeyinde olduğu görülmektedir. Şehirlerde yaşayan nüfus arttıkça ülkelerin kentleşme oranları artmakta, bu nüfus artışı da şehirler üzerinde daha fazla altyapı ve üstyapı ihtiyacını doğurmakta ve dolayısıyla daha fazla kentsel yatırımın yapılmasını gerekli kılmaktadır. Türkiye, şu ana kadar bölgenin kentsel altyapı ve üstyapı ihtiyaçlarının karşılanması için Eximbank ve TİKA aracılığıyla yaklaşık 1 milyar ABD dolarlık kredi ve teknik destek sağlamıştır. Günümüz siyasi ve ekonomik koşulları ile bölgeye yönelik dış politikamız göz önüne alındığında söz konusu mali ve teknik desteğin artırılması ile Türk şirketlerinin iş kapasitelerini, verimliliklerini ve kazançlarını da arttıracak şekilde organize edilmesi gerekmektedir.

Şehir Planlama, Kalkınma, Stratejik Plan, Bölge Planı, Yerel Kalkınma, Ekonomi, Mehmet Gürbüz