2017 İçin Makro Ekonomik Beklentiler

Ülkemizin ekonomik gelişiminin doğru anlaşılması, değerlendirilmesi ve yönlendirebilmesi için dünya ekonomilerindeki değişimle birlikte analiz edilmesi ve yorumlanması daha uygun olacaktır. Son üç yıl itibariyle GSYİH değerlerine göre dünyadaki değişime baktığımızda  ülkelerin toplam GSYİH’sının nomimal milyon USD cinsinden 2014 de $77.507.491, 2015  de $73.433.644 ve 2016 da ise $73.993.835 olarak gerçekleştiğini görmekteyiz. Dünya ekonomisinin ilk üç sırasında yer alan ekonomilerdeki değişim ise şu şekilde gerçekleşmiştir.


2014’de ilk sırada yer alan AB’nin toplam GSYİH $18.518.430 ve 2015’de $18.460.646 ile birinci sıradayken 2016’da ikinciliğe gerilemiş ve toplam değeri $16.477.211 olmuştur.2014’de 2. sırada yer alan ABD ise $17.348.072’den sırası ile $17.946.996 ve $18.558.130’ae ulaşarak 2016 da birinci sıraya yerleşmiştir.  Öte yandan dünya ekonomisi 2016 yılını ilk beklentilerin oldukça altında yüzde 2,4 büyümeyle kapatmakla birlikte dünya mal ticareti ise yılı yüzde 3-4 gerileyerek 16,0-16,1 trilyon USD seviyesinde gerçekleşmeyle tamamlamıştır. 2017 yılında dünya ekonomisi için yüzde 2,8 büyüme öngörülmektedir. Brexit nedeniyle 2017  yılında Avrupa Birliği'nde büyümenin yavaşlaması, ABD ekonomisinin biraz daha hızlı büyümesi, gelişmiş ülkelerde ortalama büyüme performansının 2016 yılına benzer olması, gelişen ülkelerde ise büyümenin bir miktar toparlanması beklenmektedir.


2017 yılından beklentiyi; dünyada güçlü dolar, ABD'de ise ekonomik büyüme, enflasyon ve faiz oranının yükselmesi olarak öngörebiliriz. ABD'deki siyasi kutuplaşma, Trump ve kurmaylarının ekonomide göstereceği performansın, ABD ekonomisinin geleceğinde önemli rol oynayacağı açıktır. Kaldı ki Avrupa Birliği'nde 2017 içinde yapılacak seçimlerde aşırı akımların güçlenmesi durumunda Avrupa Birliği'nin ve euro'nun geriye gidişi daha da  hızlanabilir. Bu durumun, AB genelinde daha düşük oranlı büyüme ve yüksek işsizlik düzeyini tetikleyeceği ve buna bağlı olarak da kıta Avrupa’sının ekonomideki küçülmesini
daha da hızlandıracağı değerlendirilmektedir.


2016 GSYİH’ya göre nominal milyon USD cinsinden en büyük değere sahip ekonomiler ABD, AB ve Çin olarak görülmektedir. Özellikle Çin ekonomisinin gelişimi, son on yılda olduğu gibi yine dikkatleri üzerine çekmektedir. Çin’in GSYİH’sı 2014’de $10.430.590, 2015’de $10.866.444 ve 2016’da $11.383.030 değere ulaşmıştır. Ülkelerin GSYİH'sının yine nominal milyon USD cinsinden sıralanışında göre 18. sırada yer alan Türkiye’de bu değerin 2014’de $798.414, 2015’de $718.221 ve 2016’da $751.186 olarak gerçekleştiği görülmektedir.  Bu veriler ışığında, Türkiye’de 2016'nın 2. yarısında kaydedilen ekonomideki küçülme trendi, 2017'de tersine dönecek, makro ekonomik göstergeler yukarı doğru bir büyüme sürecine işaret edecektir. Hükümetin açıkladığı cazip yatırım teşvikleri ve uygun şartlı krediler sektörel  yatırımları hızlandıracaktır. İhracatın da en azından 2015 ve 2016’daki seviyelerinde tutunacağı öngörülebilir. Bu arada bütçe açığının ve kamu borcunun mali disiplin uygulamalarıyla kontrol altında tutulması politikasının tavizsiz yürütülmesiyle, turist sayısı ve

turizm gelirlerinin yükselmesi, istihdam artış oranlarının ise 2016'ya kıyasla daha yüksek olması beklenmektedir. Türkiye olarak ekonomimizde 2016'nın son çeyreğinde başlayan yukarı ivmenin, yatırımların, üretimin, özel nihai tüketimin ve ihracatın da artmasıyla 2017’de de olumlu yönde seyredeceği, giderek yükselen ekonomik performans kaydedeceği öngörülmektedir.

Şehir Planlama, Kalkınma, Stratejik Plan, Bölge Planı, Yerel Kalkınma, Ekonomi, Mehmet Gürbüz